reklam
reklam
Ülkemizin en büyük evcil hayvan mağazası olan tcremix.org sitemizde kedi veya köpek besleyenler için hayatlarını kolaylaştıracak çok sayıda ürün bulunuyor. Bunların en başında mamalar geliyor eğer köpek besliyorsanız köpek maması başta olmak üzere yavru köpek maması, yaşlı köpek maması, light köpek maması, tahılsız köpek maması, konserve köpek yaş mama ürünlerini bulabileceğiniz gibi köpek sağlık ürünleri, köpek ödülleri, köpek bakım ürünleri, köpek aksesuarları, köpek mama su kapları, köpek oyuncakları, köpek eğitim ürünleri, köpek tasmaları gibi işlerinizi kolaylaştıracak çok sayıda ürünü bulabilirsiniz. Kedi besleyen arkadaşlar başta kedi maması ana kategorimiz olmak üzere konserve kedi yaş maması, yavru kedi konserve maması, yavru kedi maması, kısırlaştırılmış kedi maması, yaşlı kedi maması, yetişkin kedi maması, light diyet kedi maması kategorilerimizi ziyaret ederek kedinizin temel beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilirisiniz. Diğer yandan ihtiyaç duyabileceğiniz diğer ürünleri kedi ödülleri, kedi tuvaletleri, kedi oyuncakları, kedi vitaminleri, kedi kumu, kedi aksesuarları, kedi bakım ürünleri, kedi mama su kapları ana kategorilerimizden bulabilirsiniz. Ayrıntılı armaa için alt kategorilerimize de göz atmanızda fayda var. Türkiye 'nin en büyük online pet shop mağazası tcremix.org sitemize hepiniz davetlisiniz.
hava
DOLAR %
EURO %
GRAM ALTIN %
ÇEYREK A. %
BITCOIN %
SON DAKİKA
reklam
Google News

Pamukkale Faylarına Dikkat

Son Güncelleme :

07 Kasım 2020 - 7:37

/ 9 views kez okundu.
reklam
Pamukkale Faylarına Dikkat
reklam

Doç. Dr. Kaya: “Eskihisar-Laodikya ve Pamukkale Fayları 6.7 Büyüklüğünde Deprem Üretebilecek Potansiyele Sahip”

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Kaya, İzmir’de meydana gelen depremin yıkıcı etkisini değerlendirdi. İzmir Bayraklı’nın zemininin gevşek olmasının depremin yıkıcı etkisini arttırdığını söyleyen Doç. Dr. Kaya, yaklaşık 300 yıldır suskun olan Eskihisar-Laodikya ve Pamukkale faylarının 6.7 büyüklüğünde bir deprem üretebilecek potansiyele sahip olduklarına dikkat çekti.

Konuşmasına, 30 Ekim 2020 tarihinde saat 14.51’de meydana gelen İzmir depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Doç. Dr. Ali Kaya, fay hatları ve gevşek alüvyonlar üzerine inşa edilmiş zayıf yapıların büyük hasarları ve can kayıplarını beraberinde getirdiğini söyledi. Her deprem sonrasında benzer konuların tekrar gündeme geldiğini dile getiren Doç. Dr. Kaya, Türkiye’de meydana gelen depremleri ana mekanizması hakkında şunları dile getirdi: “Türkiye, Dünyadaki en genç jeolojik oluşumlardan olan Alp-Himalaya dağ kuşağı içerisinde yer almaktadır. Bu genç yapısı da aktif tektonizmayı beraberinde getirmekte, sürekli depremlerin yaşanmasına sebep olmaktadır.  Türkiye ve çevresindeki aktif tektonizmaya sebep olan ana mekanizma ise Afrika ve Arabistan plakalarının kuzeye doğru yaklaşık 2cm/yıl olan hareketidir. Kuzeye doğru bu hareket Türkiye’nin doğusunu sıkıştırıp Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu faylarını geliştirmiş ve bu fayların arasındaki Anadolu plakasının batıya doğru transferine sebep olmuştur. Bununla beraber diğer önemli bir etken de Afrika plakasının kuzeyinde yer alan yaklaşık 8-10 km kalınlıktaki Akdeniz litosferik kabuğunun Türkiye’nin batısının, Yunanistan’ın ve İtalya’nın altına doğru kuzey yönünde dalmasıdır ki, Ege Bölgesinin güneye doğru çekilmesine sebep olarak, bu bölgedeki depremlerin oluşmasının ana mekanizmasını oluşturmaktadır.”

Geçtiğimiz günlerde İzmir’de meydana gelen depremi, birçok yerbilimcinin açıkladığı gibi yanal atımlı kuzey-doğu uzanımlı Tuzla fayı değil, Sisam adasının hemen kuzeyinde yer alan yaklaşık 50 km uzunluğundaki Doğu-Batı doğrultulu bir normal fayın ürettiğine dikkat çeken Doç. Dr. Ali Kaya, artçı deprem episantrlarının dizilim ve kümelenme yoğunluğuna bakıldığında meydana gelen depremin Kuşadası fay zonunun batıdaki devamı niteliğinde bir fayın, yaklaşık 50-60 km uzunluğundaki bir kısmının kırılması sonucu oluştuğunu söyledi.

Merkez Üssünden 70 km Uzaklıkta Olmasına Rağmen Bayraklı; Zemininin Yapılaşmaya Elverişsiz Oluşu Nedeniyle, Depremin Yıkıcı Etkisinden Fazlasıyla Etkilendi

Depremde en büyük hasarın depremin merkez üssünden yaklaşık 70 km uzaklıkta İzmir’in Bayraklı ilçesinde görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Ali Kaya sözlerine şöyle devam etti. “İzmir körfezini dolduran suya doygun, gevşek, tarım arazisine daha uygun alüvyal zeminler üzerine bir de kötü malzeme (kum, çimento, demir vs.), standartlara uygun olmayan kötü bir işçilik ve hatalı projelendirilmiş binalar yapılmıştır. Bu nedenle merkez üssünden uzaklaştıkça depremin yıkıcı etkisinin azalması gerekirken bu saydığımız etkenlerden dolayı aslında yapılaşmaya uygun olmayan Bayraklı ilçesinde deprem, merkez üssündeki büyüklüğe yakın büyüklüklerde hissedilmiştir. Kötü zemin koşulları nedeniyle Bayraklı ilçesi depremin merkez üssüne yakın bölgelerden daha fazla yıkıcı bir etki ile karşı karşıya kalmıştır. İzmir körfezinin etrafındaki vadilerin zamanla körfeze biriktirdiği alüvyonlar körfezi doldurmuş ve denizin içine doğru 5-6 km kadar ilerlemiştir. Öyle ki deniz seviyesinden sadece 10 m yüksekte olan kısımlar tespit edildiğinde bu kesimlerin yer yer 2 km’yi aşan dolgu alanlar olduğu göze çarpmaktadır. Bu tür yerler aşırı suya doygun olup, deprem anında zemin büyütmesi ve sıvılaşma etkisi yaparak depremin büyüklüğünü arttırıp yapılara en büyük hasarları vermektedirler. Normalde Mw=6.9 büyüklüğündeki depremin merkezinden 70 km uzakta olan bir yerdeki beklenen deprem şiddeti Mercalli ölçeğine göre 5’dir. Ancak görüyoruz ki, bazı binalar için bu şiddet yukarıda saydığımız olumsuzluklardan dolayı maalesef 7-8 olmuştur.”

Nehirlerin ve vadilerin yüksek alanlardan getirip alçak yerlere doldurduğu, suya doygun gevşek alüvyonlardan oluşan zeminlerde bina değil tarım yapılması gerektiğini hatırlatan Doç. Dr. Ali Kaya, bu bölgelere yine de inşaat yapılması gerekiyorsa çok iyi bir zemin iyileştirilmesinin yapılması gerektiğini, ardından yapılaşmanın çok sıkı bir denetimden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Eskihisar-Laodikya Fayı ve Pamukkale Fayı Üzerinde Yaklaşık 300 Yıldır Büyük Bir Deprem Yaşanmadı ve Bu Faylar, 6.7 Büyüklüğünde Bir Deprem Üretebilecek Potansiyele Sahip”

Sözlerinin devamında Denizli özelinde deprem gerçeğine değinen Doç. Dr. Ali Kaya, Türkiye’nin batısının da Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fay zonları gibi deprem açısından yüksek riskli bir bölge olduğunu hatırlattı. İzmir depreminin ardından Denizli’de de bir deprem olur mu? sorusu ile çokça karşılaştığını belirten Doç. Dr. Kaya “ İzmir’de meydana gelen depremin kısa süre içerisinde Denizli’de bir deprem oluşmasına neden olması mümkün değil. Buradaki mekanizma şöyle çalışır; kırılan fayın her iki ucunda stres (gerilim) artışı olur. Daha sonra küçük deprem episantrlarının gidişine bakılarak gerilmenin ne tarafa transfer olduğu tahmin edilebilir. İzmir depremine sebep olan fayın batısında yer alan Ege denizi içinde veya doğu ucundaki Kuşadası Fay zonunda gerilme artışı daha olası görünmektedir. Yani Denizli ile ilgili olarak daha batımızda yer alan faylar kırılmadan bu depremin Denizli’ye etkisi kısa vadede mümkün değildir. Ancak Denizli’de yaklaşık 300 yıldır suskun olan faylar var. 1702 ve 1717 tarihlerinden bugüne Eskihisar-Laodikya fayı ve ayrıca Pamukkale fayı üzerinde 6.5’den büyük deprem olmayışı gerilmenin çok arttığı, hatta yıllık deformasyon miktarlarına göre maalesef 6.7’yi bulabilecek bir potansiyele ulaştığı anlamına gelmektedir. Ama bu, hemen deprem olacak anlamına gelmez, şu anki teknoloji ile depremlerin ne zaman olacağını kestirmek mümkün değildir. Bu hava durumu tahmini gibi düşünülebilir. Ama yerleşim alanlarını tehdit eden fayların deprem risk analizlerini ortaya çıkarabilmek için tekrarlanma periyotları ortalama kaç büyüklüğünde ve en son ne zaman deprem ürettikleri gibi parametrelerin tespit edilmesi gerekir. Bunun için de sahada faylar üzerinde büyük hendekler açılarak detaylı paleosismolojik araştırmalar yapılmak suretiyle beklenen depremin elde edilen bilgilere göre, istatistiksel anlamda, ne kadar bir süre zarfında ve hangi büyüklükte ve hatta yeri bile tahmin edilebilir.”

Meydana gelen küçük depremlerin, oluşabilecek daha büyük bir deprem riskini azaltacağı inancının aslında sanıldığı kadar gerçekçi olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Ali Kaya, 6 büyüklüğündeki bir deprem 5 büyüklüğündeki bir depremden 10 kat daha büyük olup, açığa çıkan enerji bakımından ise yaklaşık 32 kat daha büyük olduğunu, bu nedenle 6 büyüklüğündekine eşdeğer bir enerji boşalması için yaklaşık 32 kez 5 büyüklüğünde bir depremin yaşanması gerektiğini, daha düşük büyüklüklerde ise bu sayının binli rakamları bulması gerektiğini söyledi.

Sözlerinin sonunda Ülkemizin deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Ali Kaya, fay hatlarına ve yeraltı suyunun yüzeye çok yakın olduğu gevşek alüvyal zeminlerde bina yapılmazsa depremlerin verebileceği birçok zararın baştan önüne geçilebileceğini hatırlattı. Yerel ve merkezi otoritenin de mutlaka bu konuda güçlü yaptırımları hayata geçirmesinin gerekliliğine dikkat çekti.

reklam

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Adana eskort Çukurova eskort Seyhan eskort Ankara eskort Mamak eskort Etimesgut eskort Polatlı eskort Pursaklar eskort Haymana eskort Çankaya eskort Keçiören eskort Sincan eskort Antalya eskort Kumluca eskort Konyaaltı eskort Manavgat eskort Muratpaşa eskort Kaş eskort Alanya eskort Kemer eskort Bursa eskort Eskişehir eskort Gaziantep eskort Şahinbey eskort Nizip eskort Şehitkamil eskort İstanbul eskort Merter eskort Nişantaşı eskort Şerifali eskort Maltepe eskort Sancaktepe eskort Eyüpsultan eskort Şişli eskort Kayaşehir eskort Büyükçekmece eskort Beşiktaş eskort Mecidiyeköy eskort Zeytinburnu eskort Sarıyer eskort Bayrampaşa eskort Fulya eskort Beyoğlu eskort Başakşehir eskort Tuzla eskort Beylikdüzü eskort Pendik eskort Bağcılar eskort Ümraniye eskort Üsküdar eskort Esenyurt eskort Küçükçekmece eskort Esenler eskort Güngören eskort Kurtköy eskort Bahçelievler eskort Sultanbeyli eskort Ataşehir eskort Kağıthane eskort Fatih eskort Çekmeköy eskort Çatalca eskort Bakırköy eskort Kadıköy eskort Avcılar eskort Beykoz eskort Kartal eskort İzmir eskort Balçova eskort Konak eskort Bayraklı eskort Buca eskort Çiğli eskort Gaziemir eskort Bergama eskort Karşıyaka eskort Urla eskort Bornova eskort Çeşme eskort Kayseri eskort Kocaeli eskort Gebze eskort İzmit eskort Malatya eskort Manisa eskort Mersin eskort Yenişehir eskort Mezitli eskort Erdemli eskort Silifke eskort Akdeniz eskort Anamur eskort Muğla eskort Bodrum eskort Milas eskort Dalaman eskort Marmaris eskort Fethiye eskort Datça eskort Samsun eskort Atakum eskort İlkadım eskort Adıyaman eskort Afyonkarahisar eskort Ağrı eskort Aksaray eskort Amasya eskort Ardahan eskort Artvin eskort Aydın eskort Balıkesir eskort Bartın eskort Batman eskort Bayburt eskort Bilecik eskort Bingöl eskort Bitlis eskort Bolu eskort Burdur eskort Çanakkale eskort Çankırı eskort Çorum eskort Denizli eskort Diyarbakır eskort Düzce eskort Edirne eskort Elazığ eskort Erzincan eskort Erzurum eskort Giresun eskort Gümüşhane eskort Hakkari eskort Hatay eskort Iğdır eskort Isparta eskort Kahramanmaraş eskort Karabük eskort Karaman eskort Kars eskort Kastamonu eskort Kırıkkale eskort Kırklareli eskort Kırşehir eskort Kilis eskort Konya eskort Kütahya eskort Mardin eskort Muş eskort Nevşehir eskort Niğde eskort Ordu eskort Osmaniye eskort Rize eskort Sakarya eskort Siirt eskort Sinop eskort Sivas eskort Şanlıurfa eskort Şırnak eskort Tekirdağ eskort Tokat eskort Trabzon eskort Tunceli eskort Uşak eskort Van eskort Yalova eskort Yozgat eskort Zonguldak eskort
reklam
%d blogcu bunu beğendi: