reklam
reklam
Ülkemizin en büyük evcil hayvan mağazası olan tcremix.org sitemizde kedi veya köpek besleyenler için hayatlarını kolaylaştıracak çok sayıda ürün bulunuyor. Bunların en başında mamalar geliyor eğer köpek besliyorsanız köpek maması başta olmak üzere yavru köpek maması, yaşlı köpek maması, light köpek maması, tahılsız köpek maması, konserve köpek yaş mama ürünlerini bulabileceğiniz gibi köpek sağlık ürünleri, köpek ödülleri, köpek bakım ürünleri, köpek aksesuarları, köpek mama su kapları, köpek oyuncakları, köpek eğitim ürünleri, köpek tasmaları gibi işlerinizi kolaylaştıracak çok sayıda ürünü bulabilirsiniz. Kedi besleyen arkadaşlar başta kedi maması ana kategorimiz olmak üzere konserve kedi yaş maması, yavru kedi konserve maması, yavru kedi maması, kısırlaştırılmış kedi maması, yaşlı kedi maması, yetişkin kedi maması, light diyet kedi maması kategorilerimizi ziyaret ederek kedinizin temel beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilirisiniz. Diğer yandan ihtiyaç duyabileceğiniz diğer ürünleri kedi ödülleri, kedi tuvaletleri, kedi oyuncakları, kedi vitaminleri, kedi kumu, kedi aksesuarları, kedi bakım ürünleri, kedi mama su kapları ana kategorilerimizden bulabilirsiniz. Ayrıntılı armaa için alt kategorilerimize de göz atmanızda fayda var. Türkiye 'nin en büyük online pet shop mağazası tcremix.org sitemize hepiniz davetlisiniz.
hava
DOLAR %
EURO %
GRAM ALTIN %
ÇEYREK A. %
BITCOIN %
SON DAKİKA
reklam
Google News

Deprem Konusunda Uyardılar

Son Güncelleme :

11 Ocak 2021 - 8:59

/ 8 views kez okundu.
reklam
Deprem Konusunda Uyardılar
reklam

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Şevket Murat Şenel ve Prof. Dr. Halil Kumsar, Denizli’de merkez üssü Pamukkale ilçesine bağlı Irlıganlı Mahallesi olan ve AFAD’a göre 3.5, 3.6 ve 3.7 büyüklüklerine sahip, peş peşe meydana gelen depremlerin ardından deprem gerçeğine karşı alınması gereken önlemlerden bahsetti.

Prof. Dr. Şenel: “Yapısal açıdan yumuşak karnımız 2000’li yıllardan önce inşa edilen binalarımız. Bina stokumuzun yaklaşık 3’te 2’si 2000’li yıllardan önce yapılan binalardan oluşuyor.”

Denizli’nin yapı stoku bakımından depremi değerlendiren PAÜ Teknik Eğitim Fakültesi Dekanı ve İnşaat Mühendisliği Yapı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şevket Murat Şenel, depremlerin merkez üssüne en yakın yapıların bulunduğu bölge olan Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde yaptıkları araştırma ve görüşmeler sonucunda her hangi bir hasar bulgusuna rastlamadıklarını ifade etti. Denizli’nin en önemli istihdam ve yatırım bölgesi olan ve çok sayıda ulusal markaya ev sahipliği yapan bu bölgenin, hem ülke hem de bölge ekonomisi açısından önemine değinen Prof. Dr. Şenel, Honaz ve çevresinin Denizli’nin deprem riski en yüksek bölgeleri arasında yer aldığını belirtti. Depremin olduğu andan bu yana bölgede yirmiye yakın deprem meydana geldiğini, bunların dört tanesinin 3 büyüklüğünün üzerinde olduğunu dile getiren Prof. Dr. Şenel, Denizli’de bölgenin jeolojik yapısı gereği bu tür depremlerin yaklaşık her yıl ya da 2-3 yılda bir yaşandığını belirtti. Denizli’de yaşayan vatandaşların bu depremlere alışık olması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Şevket Murat Şenel sözlerine şöyle devam etti: “Denizli, Menderes Grabeninin uzantısında, fay hatlarının birleştiği bir bölgede bulunuyor. Denizli, kırıklı fayların üzerine inşa edilmiş bir şehir. Roma Döneminden kalma tarihi kayıtlarda bile bu bölgede pek çok depremin meydana geldiği ifade ediliyor. Bizim bu tür depremlere alışkın olmamız lazım. Denizli bu gerçekle yaşayan bir şehir.”

Denizli’nin binalarını, depremlerin verebileceği olası hasarlar konusunda da değerlendiren Prof. Dr. Şevket Murat Şenel, 1950-1960’lı yıllara kadar Denizli’nin yapı stokunun neredeyse tamamının yığma yapılardan oluştuğunu hatırlatırken, 1976 yılında yaşanan depremin Denizli için bir milat olduğunu söyledi. Bu tarihten sonra yapılan binaların çoğunun betonarme yapılar olduğunu belirtti. Betonarme yapılarla ilgili ilk ciddi deprem düzenlemesinin 1998 yılında yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Şenel: “2000’li yıllar ülkemiz açısından bir milat. 1999 Marmara depreminden sonra, 2000’li yılların başından itibaren hazır beton, nervürlü donatı, yapı denetim sisteminin getirilmesi ve bilgisayar programları ile binaların daha detaylı ve gerçekçi analizleri gibi yenilikler hayatımıza girdi. Ardından gelen DASK sistemi, usta ve kalfaların eğitimi, kentsel dönüşüm ve Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı ile ilgili çalışmalar bu anlamda atılan olumlu adımlardı. Bunlar önemli adımlar olsa da hala sorunu çözmeye yeterli değiller. Çünkü bir noktaya kadar geldik fakat 2000’li yıllardan önce yani bu sözünü ettiğimiz düzenlemelerden önce inşa edilen binalar ile ilgili sorunlarımızı ortadan kaldıramadık. Vatandaşlarımızın şu soruyu kendilerine sormasında fayda var; 2000’li yıllardan önce yapılan binalarda mı oturuyoruz? Yoksa 2000’den sonra yapılan binalarda mı oturuyoruz? Çünkü dediğim gibi yumuşak karnımız 2000’li yıllardan önce yapılan binalarımız. Bu durum gerek Denizli açısından, gerekse Türkiye geneli açısından böyle. Bina stokumuzun yaklaşık 3’te 2’si 2000’li yıllardan önce yapılan binalardan oluşuyor. Fakat dün yaşadığımız deprem açısından hadiseye baktığımızda vatandaşlarımızın 4, 4.1 gibi büyüklüklere sahip depremlerden endişe etmelerine gerek yok. Ancak, endişe etmemek demek, önlem almamak demek anlamına gelmiyor. Yaşanılan depremleri birer ikaz olarak görmeli ve özellikle 2000’li yıllardan önce yapılan ve çok katlı binalarımız için gerekli incelemeleri yaptırarak gerekli önlemleri almalıyız. Bu konuda yerel yönetimlerimize düşen büyük görevler var. Çünkü bu konuda hazırlıklı olmak için çok disiplinli çalışmaların yapılmasına gerek var. Zemin büyütmesi riski ile karşı karşıya olduğumuz bölgelerin belirlenmesi için jeolojik ve jeoteknik çalışmaların yapılması, yumuşak karnımızı oluşturan riskli binaların belirlenmesi için ise vakit kaybetmeden inşaat mühendisleri ile işbirliği içinde projeler yürütülmesi gerekiyor. Bu anlamda yerel yönetimlerimizden beklentimiz katalizör görevi görerek bir an önce sonuç almaya imkân verecek çalışmalara destek olmaları.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Kumsar: “Ağır faturaların ödenmemesi için üniversite, yerel yönetimler ve meslek odaları hep birlikte çalışarak kenti depremden oluşabilecek zararlara karşı hazır hale getirmek zorundadır.”

AFAD’ın verilerine göre en büyüğü 3.7 büyüklüğünde olmak üzere peş peşe meydana gelen depremleri jeolojik anlamda değerlendiren PAÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Kumsar, bölgede yer alan faylarda son birkaç gündür hareketlilik gözlemlendiğini ancak bu hareketliliğin büyük bir depreme neden olabileceğini söylemenin şu an eldeki verilere göre doğru olmayacağını söyledi. Denizli’nin bulduğu bölgede çok sayıda aktif fayın olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kumsar, bu faylarda zaman zaman farklı büyüklüklerde deprem meydana gelmesinin doğal olduğunu ifade etti. Ancak Pamukkale- Karahayıt fayının tek parçalı olarak kırılması halinde 7’ye yakın büyüklükte bir deprem meydana gelebileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Halil Kumsar sözlerine şöyle devam etti: “7 büyüklüğüne yakın bir büyüklükteki deprem, 1717 yılında meydana geldi. Bu büyük deprem sonucu Denizli’nin nüfusunun yarısı yani yaklaşık 6 bin kişi hayatını kaybetti. Bu deprem ve yaşanılan can kayıpları ile ilgili belgeler Osmanlı arşivlerinde de yer almaktadır. Böyle bir depremin tekrarlanması durumunda Denizli için çok ağır faturaları olabilir. Ağır faturaların ödenmemesi için üniversite, yerel yönetimler ve meslek odaları hep birlikte çalışarak kenti depremden oluşabilecek zararlara karşı hazır hale getirmek zorundadır. Deprem kaynaklı oluşabilecek zararları en aza indirebilmek için öncelikle iyi bir jeolojik alt yapı çalışması yapılması gerekiyor. Fay zonları üzerinde yer alan, riskli olabilecek bölgelerdeki yapılar incelenmeli, fay hatları üzerinde çok sayıda yerleşim yeri var ise o yerleşik bölgeler, kentsel dönüşüm yapılarak terk edilmelidir. Çünkü 1999 Marmara depreminde Kuzey Anadolu fayı on katlı bir sitenin tam ortasından geçiyordu. O sitedeki binaların hepsi deprem sonucu yerle bir oldu. Bilimsel veriler ışığında bizim böyle benzer bir olayı vatandaşlarımıza yaşatma hakkımız yok. Bu bilimsel verileri kullanarak, yerel yönetimlerin de bir adım atması gerekmektedir. Kentsel dönüşüm ve riskli bölgelerdeki binaların boşaltılması konusunda ilgili bakanlıklar bir çalışma yapmalıdır. Bilindiği gibi yakın bir zamanda yaşadığımız İzmir depreminde, zeminin yapısına uygun olmayan yapılaşma nedeniyle, merkez üssünden 70 km uzaklıktaki binalarımız yıkıldı. Bu olayda da gördük ki meslekler arası işbirliği bir kent için son derece önemlidir.  Dolayısıyla bizim yapacağımız jeolojik, jeoteknik ve jeofizik çalışmaların üzerine şehir plancıları mevcut duruma uygun planlama yapacaklar, sonrasında inşaat, makine, gibi mühendisler ve mimarlar üst yapıyı oluşturacaklar. Bu bir zincirdir. Bu zincirin herhangi bir halkasında yaşanacak olan bir kopma, zincirin yükü taşıyamamasına neden olur. Bu yüzden işbirliği yapmak zorundayız. Deprem gerçeğinin bilincinde olarak, yaşadığımız bölgeleri depreme hazırlamamız gerekmektedir.”

Depremde meydana gelebilecek zararların önüne geçilebilmesi için yapılması gereken çalışmaların sadece konutlarda değil, insanların zamanını geçirdiği tüm mekânlarda yapılması gerekliliğinin altını çizen Prof. Dr. Halil Kumsar; depremin ne zaman ve kaç büyüklüğünde olacağının bilinemediğini, olası bir depremde meydana gelebilecek hasarların en aza indirilebilmesi için tüm yapıların depreme karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Değerlendirmelerinin sonunda Denizli’nin Türk ekonomisi için önemli bir sanayi şehri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kumsar,  sanayi tesislerinde çok sayıda işçinin çalışıyor olması bunun yanında üretimin de devam edebilmesi adına yine sanayi tesislerinde de yapılacak jeolojik, jeoteknik ve jeofizik çalışmaların ardından gerekli iyileştirme çalışmalarının yapılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Halil Kumsar, aktif faylarla çevrili sanayi alanlarının da deprem konusunda öncelikli çalışma yapılması gereken alanlar olduğunu hatırlattı.

reklam

YORUM ALANI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Adana eskort Çukurova eskort Seyhan eskort Ankara eskort Mamak eskort Etimesgut eskort Polatlı eskort Pursaklar eskort Haymana eskort Çankaya eskort Keçiören eskort Sincan eskort Antalya eskort Kumluca eskort Konyaaltı eskort Manavgat eskort Muratpaşa eskort Kaş eskort Alanya eskort Kemer eskort Bursa eskort Eskişehir eskort Gaziantep eskort Şahinbey eskort Nizip eskort Şehitkamil eskort İstanbul eskort Merter eskort Nişantaşı eskort Şerifali eskort Maltepe eskort Sancaktepe eskort Eyüpsultan eskort Şişli eskort Kayaşehir eskort Büyükçekmece eskort Beşiktaş eskort Mecidiyeköy eskort Zeytinburnu eskort Sarıyer eskort Bayrampaşa eskort Fulya eskort Beyoğlu eskort Başakşehir eskort Tuzla eskort Beylikdüzü eskort Pendik eskort Bağcılar eskort Ümraniye eskort Üsküdar eskort Esenyurt eskort Küçükçekmece eskort Esenler eskort Güngören eskort Kurtköy eskort Bahçelievler eskort Sultanbeyli eskort Ataşehir eskort Kağıthane eskort Fatih eskort Çekmeköy eskort Çatalca eskort Bakırköy eskort Kadıköy eskort Avcılar eskort Beykoz eskort Kartal eskort İzmir eskort Balçova eskort Konak eskort Bayraklı eskort Buca eskort Çiğli eskort Gaziemir eskort Bergama eskort Karşıyaka eskort Urla eskort Bornova eskort Çeşme eskort Kayseri eskort Kocaeli eskort Gebze eskort İzmit eskort Malatya eskort Manisa eskort Mersin eskort Yenişehir eskort Mezitli eskort Erdemli eskort Silifke eskort Akdeniz eskort Anamur eskort Muğla eskort Bodrum eskort Milas eskort Dalaman eskort Marmaris eskort Fethiye eskort Datça eskort Samsun eskort Atakum eskort İlkadım eskort Adıyaman eskort Afyonkarahisar eskort Ağrı eskort Aksaray eskort Amasya eskort Ardahan eskort Artvin eskort Aydın eskort Balıkesir eskort Bartın eskort Batman eskort Bayburt eskort Bilecik eskort Bingöl eskort Bitlis eskort Bolu eskort Burdur eskort Çanakkale eskort Çankırı eskort Çorum eskort Denizli eskort Diyarbakır eskort Düzce eskort Edirne eskort Elazığ eskort Erzincan eskort Erzurum eskort Giresun eskort Gümüşhane eskort Hakkari eskort Hatay eskort Iğdır eskort Isparta eskort Kahramanmaraş eskort Karabük eskort Karaman eskort Kars eskort Kastamonu eskort Kırıkkale eskort Kırklareli eskort Kırşehir eskort Kilis eskort Konya eskort Kütahya eskort Mardin eskort Muş eskort Nevşehir eskort Niğde eskort Ordu eskort Osmaniye eskort Rize eskort Sakarya eskort Siirt eskort Sinop eskort Sivas eskort Şanlıurfa eskort Şırnak eskort Tekirdağ eskort Tokat eskort Trabzon eskort Tunceli eskort Uşak eskort Van eskort Yalova eskort Yozgat eskort Zonguldak eskort
reklam
%d blogcu bunu beğendi: